//Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler Dönemi

Mustafa Kemal Paşa’nın Anadolu’ya Geçişi ve Kongreler Dönemi

Mustafa Kemal Paşa için artık tarihî vazife başlamıştı. Bu dönemden sonra Osmanlı Devleti bir süre âdeta iki elden idare edilecekti. Çünkü Mustafa Kemal Paşa her gittiği yerde halkın arasına girerek İstanbul Hükûmeti benzer biçimde halkı sükûnete değil, tersine onları harekete geçirmeye çalışacaktı. Gene O, sadece bir komutan olmayacak valiler ve millî teşekküllerle muharebe eden, Türk milletini düştüğü kötü durumdan haber veren, memleketin dertlerini dert edinen bunlara çare arayan, cemiyetleri toplayıp kararlar alan bir önder olacaktı. Mustafa Kemal Paşa Samsun’a gelir gelmez ordu müfettişliği görevinin kendisine yüklediği görevleri yerine getirmek amacı ile hazırlamış olduğu 22 Mayıs 1919 tarihindeki rapor, Millî mücadele hareketinin, Türk insanın hangi temel değerleri üzerine bina edildiğini göstermesi bakımından olağanüstü önemledir.
Millî Mücadelenin ilk ana programını teşkil eden rapor ana hatlarıyla şu fikirleri ihtiva etmekteydi;

  • Samsun bölgesi Rumları siyasî emellerinden vazgeçerlerse, asayiş kendiliğinden düzelir,
  • Türklüğün yabancı mandasına ve kontrolüne tahammülü yoktur,
  • Yunanlıların İzmir’de hakları yoktur. İşgal geçicidir.
Mustafa Kemal Paşa

Millet, millî hâkimiyet esasını ve Türk milliyetçiliğini kabul etmiştir. Bunu gerçekleştirmeye çalışacaktır.
Mustafa Kemal Paşa Samsun’dan sonra ilk iş olarak 28 Mayıs 1919’da Havza’dan bütün ülkeye, kumandanlara, mülkî amirlere “Millî Teşkilât” kurmaları ve mitingler düzenlemelerini isteyen bir tamim gönderdi.Bu tamim doğrultusunda ülkenin her köşesinde İzmir’in işgaline tepki olarak yüzün üzerinde mitingler tertip edilmiş ve Anadolu Türk insanoğlununın sesi dünya kamuoyuna duyurulmaya çalışılmıştır.
Samsun ve Havza’dan sonrasında Amasya’ya geçen Mustafa Kemal Paşa, 22 Haziran 1919 tarihinde Türk milletine hitaben Amasya Tamimini yayımladı. Amasya Tamimi Türk İnkılâp Tarihimizde hukukî ve siyasî önemi ile yeni Türk devletinin kuruluşunu hazırlayan bir temel vesika olması bakımından daima özel bir değer ifade etmiştir. 3 Temmuzda Erzurum’a gelen Mustafa Kemal Paşa, burada tüm görevlerinden hatta askerlik mesleğinden çekilme etti ve milletin bir ferdi olarak vatanın rehau için mücadelesine devam etti.
23 Temmuz 1919 günü başlamış olan Erzurum Kongresi yaptığı çalışmalar ondan sonra on maddelik bir bildiri yayımladı. Erzurum Kongresi beyannamesi Türk milletinin kendi geleceğinin kendisi tarafınca belirleme edilmesi icap ettiğini ortaya koymuş ve bu uğurda lüzumlu her türlü tedbiri almakta özgür olmasını ifade ederek millî iradeye dinamik ve ergonomik bir yön vermiştir.