|
Osmanlılar ile Haçlılar (Sırp, Bulgar, Macar ve Karadağlılar) arasında
yapılan meydan savaşları.
Birinci Kosova Savaşı (1389)
I. Murad (Hüdâvendigâr),
Sırp, Bulgar ve diğer Hıristiyan devletlerin doğurduğu tehlikeyi önlemek
amacıyla, 60 000 kişilik bir kuvvetle Sırbistan üzerine yürüdü. I. Murad Han'ın
yanında oğulları Bayezid (Yıldırım) ile Yakub Bey vardı. Öncü kuvvetlerin
başında Evrenos Bey ile Paşa Yiğit
bulunuyordu. Türk ordusu, Filibe,
Köstendil, Eğri Palanka ve Üsküp'ün kuzeydoğusundan geçen yolu takip etti,
Kosova ovasının doğu yamaçları boyunca Priştina'ya yürüdü. İki taraf,
Priştina'nın kuzeybatısında, Priştina - Vuçitrn yolu üzerinde, Lab suyu yanında
karşılaştı. Haçlı kuvvetleri, Osmanlılar'dan fazlaydı. I. Murad
Han, ordunun merkezinde yer aldı; sağ kolda Bayezid'i, sol kolda öteki oğlu
Yakub'u görevlendirdi. Veziriazam Çandarlı Ali
Paşa ile Kara Timurtaş Paşa, padişahın yanında yer aldılar. Haçlıların merkezinde Sırp despotu Lazar, sağ kolunda
yeğeni Vuk Brankoviç, sol kolda da Bosna kralı Tvrtko vardı. Sekiz saatlik bir
çarpışmadan sonra, henüz savaşın sonucu alınmadan, Lazar'ın damadı, Sırp
asilzadelerinden Miloş Obiliç (veya Kopiliç), bir mülteci veya elçi gibi Sultan
Murad Han'a yaklaştı ve birden çıkardığı hançerle padişahı yaraladı. Türk
kaynaklarında, I. Murad Han'ın savaşın sonunda savaş sahasında dolaşırken,
yaralı bir Sırp tarafından öldürüldüğü kaydedilir. Sultan Murad Han'ın
yaralandığı yere bir çadır kuruldu; sultan, ağır yaralı olduğu halde kumandayı
elden bırakmadı. Bu sebeple, savaş Türklerin lehine sonuçlandı. Ölmeden önce
esir alınan Sırp despotu Lazar ile damadı ve diğer Sırp asilzadeleri
öldürüldüler. I. Murad Han'ın vefatından sonra yerine, I. Bayezid (Yıldırım) padişah oldu;
Sırpları takip eden Yakup Çelebi ise öldürüldü.
Birinci Kosova Savaşı sonunda, yeni Sırp despotu Stephan Lazaroviç,
Osmanlılara vergi vermeyi ve savaşlara askerleri ile birlikte katılmayı kabul
etti; ayrıca kızkardeşi Despina'yı, Bayezid Han'a zevce olarak verdi.
İkinci Kosova Savaşı (1448)
Polonya ve Macaristan kralı Ladislas'ın, Varna'da
ölümünden sonra (1444) Macaristan kral naipliğine getirilen Yanoş Hunyadi, Varna
yenilgisinin öcünü almak için kuvvet toplamağa başladı. Bu sırada Osmanlılar,
isyan eden Arnavutluk beyi İskender Bey ile uğraştıklarından, Yanoş Hunyadi'nin,
Macarlardan başka Eflak, Bohemya ve Almanlardan kuvvet toplamasına engel
olamadılar. Sırbistan'a kolaylıkla geçen Yanoş Hunyadi kuvvetleri, Kosova'ya
geldi (1448). Osmanlı hükümdarı II.
Murad Han da bir süre sonra Kosova'ya vardı. Yanoş Hunyadi, gönderdiği elçi
aracılığıyla barış istedi. Ancak bu teklifi kabul edilmedi. Savaş, Yanoş
Hunyadi'nin saldırısıyla başladı. Üç gün sürdü (17-19 Ekim). İlk gün, hafif
kuvvetlerin birbirlerini denemeleriyle geçti. Şiddetli savaş, ikinci gün öğleden
sonra başladı. Gece yarısı Yanoş Hunyadi kuvvetlerinin, Osmanlı ordugâhına
yaptığı baskın bir sonuç vermedi. Üçüncü gün sabahtan başlayan savaşta
Osmanlılar, plan gereğince sağ ve sol kanatları, yenik düşmüş gibi göstererek
geri çektiler. Merkezi müdafaasız bulan Yanoş Hunyadi, hücum emrini verdi.
Merkezde bulunan yeniçeriler, haçlılara
şiddetle karşı koydular. Haçlılar merkeze yığılınca, sağ ve sol kanatlardan geri
çekilen Osmanlı kuvvetleri, bu kanatlardan ve geriden haçlıları sarmağa
başladılar. Kısa bir süre sonra, haçlı ordusunda panik başladı. Yanoş Hunyadi,
savaş meydanını bırakarak kaçtı. Pek çok haçlı, savaş meydanında kaldı.
İkinci Kosova Savaşı sonucunda Osmanlılar, Balkanlar'a iyice yerleştiler. Yenilen Macarlar,
1456 Belgrad kuşatmasına kadar, Osmanlılarla savaşmadı, özellikle İstanbul'un fethine seyirci kaldılar.
[ Geri Dön |
Okunma: 1763İçeriği Yazdır | İçeriği Tavsiye Et ] |