Akınlarıyla İslam düşmanlarını perişan eden Akıncı Beyi
MÎHALOĞLU GAZİ ALAÂDDİN ALİ PAŞA
Akıncılar İslam uğruna kelle koltukta mücadele eden yiğitlerdir. Onlar
için açlık, yorgunluk yoktu. Ne kadar kalabalık olursa olsun düşman
sürüleri engel teşkil etmezdi. At sırtında gece gündüz düşman illerinde
yol katederlerdi. Hayatları sınır gerisindeki şehir, kasaba ve
köylerinde geçerdi.
Düşmanın iktisadî ve askeri küvetini perişan etmek, düşmanın yüreğine
korku salmak için yapılan akınlarda kartal kanatlı sendengeçti
akıncılar kasırga gibi eserlerdi. Onlar için cihad, bir şenlikti.
İ'lâ-yi kelimetullah uğruna şehadet şerbetini içmek en büyük
dilekleriydi. Onlar kanlarını, canlarını hak yoluna feda etmişlerdi.
En
büyük akınlar Fatih ve Kanuni devirlerinde yapılmıştır. Bu devirde
yapılan akınları Avrupalılar hâlâ hafızalarından silememişlerdir.
Akıncı beyleri içerisinde en meşhuru Mihaloğlu Alaâddin Ali Paşa'dır.
Ali Paşa akıncılarıyla birlikte Tuna'yı kuzeye doğru tam 330 defa geçmiştir.
1435'te
dünyaya gelen Ali Paşa, iyi bir tahsil görmüştür. Macarca ve Romence
dahil birkaç Avrupa dilini mükemmel şekilde bilmekte, Türkçe kadar
rahat konuşmaktadır.
Fatih ve II.Bayezid devirlerinde yaptığı akınlarla devlete büyük hizmeti geçmiştir.
Fatih
devrinde 25 devletle birlikte tutuşulan harplerde Alaâddin Ali Paşa'nın
akınları, düşmanları yıldırmış ve muharebe güçlerini büyük ölçüde
kırmıştır.
Fatih
idaresindeki Osmanlı Devletine 25 devlet birden harp açmıştır. 1463'te
başlayan savaşlar 16 sene aralıksız devam etmiş, savaşların hepsi
Osmanlı devletinin zaferleriyle neticelenmiştir.
Osmanlı
Devletine harp açan devletler arasında, Venedik, Macaristan, Almanya,
Lehistan, Arago, Kastilya, Napoli gibi harp güçleri oldukça yüksek
devletler de vardı. Devletler birleşerek haçlı orduları teşkil
etmişlerdi.
İlk
olarak Venedik 28 Temmuz 1463'te harp açmış, fakat Mihaloğlu Ali Bey ve
diğer Akıncı beylerinin idaresinde Venedik'e yapılan akınlar Venedik'in
iktisadî durumunu perişan etmiştir.
Venedik'ten sonra Macaristan'a akınlar yapılmıştır. Bu ülkeye 1461 ve 1466'da yapılan akınları Ali Bey idare etmiştir.
Alaaddin
Ali Paşa 1466'daki akında, Macaristan Kralı Matthias Corvinus'un kızını
esir almıştır. Bu prenses Mehtâb Hanım adını alarak müslüman olmuş ve
Ali Beyle evlenmiştir.
Macarların cezalandırılmasına memur edilen Ali Paşa Tuna'yı geçmiş Varadin'i almış, otuz iki bin esirle dönmüştür.
Gazi Ali Paşa'nın katıldığı akınlardan bazıları şunlardır:
-1470'te
Karniyol, Ljubljana ve Neustatele üzerine yapılan akınlarda yirmi bin
kişilik düşman ordusu dağıtılmış, sekiz bin esir alınmıştır.
-1473'te Varadin şehri zaptedilmiştir. Yine aynı sene Hırvatistan baştan başa çiğnenmiştir.
-1474'te yapılan akınlarda Lehistan perişan edilmiştir.
-1478'de
Venedik'e akın yapılmış, Friul ve Gorizia şehirleri alınmış Venedik
ovası baştan başa çiğnenmiş, neticede Venedik'e baş eğdirilmiştir.
-1479'da
Erdel'e büyük bir akın tertip edilmiş, kırk bin akıncı ile Erdel'e
girilmiştir. Akınların Başkumandanlığını Mihaloğlu Ali Paşa yapmıştır.
Bu büyük akında yirmi bin akıncı şehit düşmüştür. Buna mukabil Almanya
ve Macaristan'ın harp gücü mahvedilmiş, Venedik ve Macaristan
Balkanlardan defedilmiştir.
Alaaddin Ali Paşa Fatih'in vefatından sonra II.Bayezıd devrinde de akınlarına devam etmiştir.
Ali Paşa 1507'de Hakkın rahmetine kavuşurken geride beş bahadır evlat bırakmıştır.
Ali
Paşa'nın evlatları; Gazi Hasan Bey, Gazi Ahmed Bey, Gazi Mehmed Bey,
Gazi Hızır Bey ve Gazi Kara Mustafa Beyler Kanuni'nin saltanatının ilk
yıllarında yaşamış ve hepsi de yaptıkları akınlarda şehit düşmüşlerdir.
Allah
rızası için canlarını feda eden şanlı akıncılarımızı ve akıncılarımızın
yiğit bir temsilcisi olan Alaaddin Ali Paşa'yı rahmetle yâdediyor,
yazımızı akıncıların ruh haletinin terennüm edildiği Yahya Kemal'in
"Akıncı" şiiriyle noktalıyoruz.
"Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik;
Bin atlı o gün dev gibi bir orduyu yendik!
Ak tolgalı beylerbeyi haykırdı: İlerle!
Bir yaz günü geçtik Tuna'dan kafilelerle...
Şimşek gibi bir semte atıldık yedi koldan,
Şimşek gibi Türk atlarının geçtiği yoldan.
Bir gün dolu dizgin boşanan atlarımızla
Yerden yedi kat arşa kanatlandık o hızla...
Cennette bugün gülleri açmış görürüz de
Hâlâ o kızıl hâtıra titrer gözümüzde!
Bin atlı, akınlarda çocuklar gibi şendik,
Bin atlı, o gün dev gibi bir orduyu yendik!"