|
Göktürkler
I.Göktürk Hakanlığı -
Doğu Göktürk Hakanlığı
Batı Göktürk Hakanlığı -
II.Göktürk Hakanlığı

Asya "Büyük Hun" imparatorluğundan sonra, her bakımdan temsil ettiği
Türk kültürü itibariyle 2. "süper" Türk imparatorluğu niteliğinde olan
Gök-Türk hakanlığı, "Türk" sözünü ilk defa resmî devlet adı olarak
benimsemekle bütün bir millete ad vermek şerefini kazanmış, Doğu
Sibirya'daki Yakut Türkleri ile batıda Ogur (Bulgar) Türklerinin bir kısmı
dışındaki Türk asıllı bütün kütleleri kendi idaresinde birleştirmiştir.
Hakanlığın yıkılmasından sonra bir yelpaze gibi açılarak dört tarafa
yayılan çeşitli Türk zümreleri gittikleri yerlerde 'Türk" adını ve
Gök-Türk idarî, siyasî ve iktisadî geleneklerini yaşatmışlardır. Yine
bütün bu Türklerin tarihinde Gök-Türk teşkilatının, edebiyatının, töre ve
hayat telakkisinin izleri görülmüştür. Gök-Türklerden sonraki çağlarda, R
Türkçesi (Ogur lehçesi) müstesna, bütün Türk lehçe ve ağızları Gök-Türk
Türkçesi'nin damgasını taşır. Doğudan batıya:Orta Asya, Türkistan,
Maveraünnehir, Kuzey Hindistan, İran, Anadolu, Irak, Suriye ve Balkan
Türkleri, Gök-Türkler yolu ile Türk'tür.
Bizim bugün diğer Türk devlet ve zümrelerinden ayırdetmek üzere
Gök-Türk (Kök-Türk) dediğimiz bu topluluk ve devletin adı "Türk" veya
"Türük" idi. Ancak, kitabelerin bir yerinde kendini Gök-Türk olarak
tanıtmıştır ki, "Gök'e mensup, ilahî Türk" manasına gelen bu tabir V.
Thomsen'e göre hakanlığın parlak devresine işaret etmekte olmalıdır
(herhalde Mu-kan Kağan zamanı).
Gök-Türk hakanlığı çağında, daha doğrusu 6.-9. asırlarda Orta Asya'da
tarihî rol oynayan toplulukların, çeşitli adlar altında gruplaşan Tölesler
olduğu anlaşılmaktadır. Türkçe Töles kelimesi ihtimal "asıl, kök, temel"
manalarına gelmektedir. Bk. L. Bazin, Les Calendriers..., s. 661,
667.
Töles (Tölös, Tolis, Çince'de T'ie - lo, T'ieh - le)'ler, Çin
kaynaklarında eski Hun boylarından olarak zikredilen ve bütün Orta Asya'ya
yayılmış kalabalık Türk kütleleri bütünüdür. Sui-shu (Çin Sui hanedanının
- 581 - 618-yıllığı)'da 50 kadar kabilesi sayılmakta ve şöyle
sıralanmaktadır: l'i Baykal gölünün kuzeyinde, 5'i Tola ırmağı kuzeyinde,
5'i Tanrı dağları kuzey eteğinde, 9'u Altaylar'ın güneybatısında, 4'ü
K'ang (Semerkant havalisi) "krallığı"nın kuzeyinde, 10'u Seyhun boyunda,
4'ü Hazar'ın doğusu ve batısında, 6'sı Fu-lin(Bizans)'in doğusunda" .
Ancak Baykal gölünden Karadeniz'e kadar yayılan bu toplulukların hepsini
de Türk menşeli saymak doğru olmasa gerektir. En batıda gösterilen
bazılarının (mesela Alanlar) İranlı oldukları biliniyor. Wu-hun
(=Ugor)'lar da Urallı bir kavim grubudur .Ayrıca Ogur boylarının da
T'ieh-le'ler olarak zikredildiği anlaşılmaktadır. Töles boylarının,
taşıdıkları adlar henüz tamamen çözülememiş olmakla beraber, Hunlardan
geldikleri ve umumiyetle dil ve örflerinin Gök-Türklerinkinin aynı olduğu
belirtilmiştir' ". Bazı Çin kayıtlarına göre, Tabgaçlar devrinde
(386-534), yüksek tekerlekli araba kullandıklarından dolayı Kao-kü
(Chao-ch'e = yüksek tekerlek) diye adlandırılan bir kısım Töles kabileleri
diğer Türkler gibi kendilerini kurt ata'dan türemiş kabul ederlerdi.
Ayrıca, T'ang-shu (Çin T'ang sülalesi -618-906- yıllığı)'da da 15 Töles
kabilesinin adlan verilmiştir. Gök-Türk hakanlığı zamanında Orta ve Doğu
Asya'da gruplaşan Tölesler ile diğer ilgili bölgelerdeki topluluklar
şunlardır:
1. Tarduş (Çince'de Sie Yen-t'o, Hsieh Yen-t'o. Hsie/ = Sir/
Yen-t'o = Tarduş?) lar .Töles kabilelerinden bir grup (herhalde Tarduş:
Hakan Tar-du'nun unvanı ile anılanlar: Batı Gök-Türk'leri= On-oklar)
Altaylar'ın batısında oturmakta olup Töleslerin en zengin ve kuvvetlileri
olarak gösterilirler.
2. Uygurlar. Töleslerden bir kütle. Tola ırmağının kuzey
sahasında yer almışlardı.
3. On-0klar (ihtimal "Tarduş" diye de adlandırılan Töles grubu),
Altaylar'dan Seyhun (Sır-derya) yakınlarına kadar uzanan geniş bölgede
görünüyorlar. Çu ırmağı - Isıkgöle göre, 5'i doğuda To-lu (sol kanat), 5'i
batıda Nu-çi-pi (sağ kanat) adı ile 10 kabileden kurulu olup, "Batı
Gök-Türkleri" diye de anılmışlardır. Türgişler (aş.bk.) To-lulardan
idiler. Ayrıca bunlar-dan bir kısmı Çu-yüe (Çiğil?) ve Ç'u-mi (Çumul)
adları ile anılan Türk kabileleri ile birlikte 630'u takip eden yıllarda,
Gök-Türk hakanlığının fetret devresinde, Beş-balık civanndaki kurak
bozkırlara çekilmişler ve Şa-t'o (Çince çöl veya Türkçe sadak? Veya
Çiğil'ler?) adını almışlardır.
4. Karluklar. Altaylar'ın batısında idiler .
5. Oğuzlar (630'dan sonra bu adla ortaya çıkan Töles boyları.)
Selenga ırmağı - Ötüken bölgesinde oturuyorlardı.
6. Doğu Avrupa'da Türk toplulukları: Avarlar, Hazarlar, Ogurlar,
Peçenekler ve ihtimal Kıpçak-Kumanlar vb.
7. Kırgızlar. Baykal'ın batısında, Yenisey nehrinin kaynakları
bölgesinde idiler .
8. Basmıllar (Çince'de Pa-si-mi). İdi-kut(hükümdar)'unun Türk
olduğu belirtilen bu kavmin aslen yabancı olup, Türklerle karıştığı ileri
sürülmüştür. Daha ziyade îç-Asya'da Beş-balık havalisinde
görünmektedirler.
9. K'i-tan, Tatabı, Dokuz-Tatar, Otuz-Tatar gibi Moğol soyundan
kabileler doğu bölgesinde Kerulen ve Onon nehirleri havalisinde
bulunuyorlardı.
Ancak, hatırlatmak gerekir ki, bütün bu topluluklar, zaman zaman yer
değiştirmekte, arada bir çözülen boylardan yeni birlikler meydana
gelmekte, hülasa oynak kütleler teşkil etmekte idiler. Yine görülmektedir
ki, Tarduş, Uygur, On-ok, Oğuz, Ogur, Hazar vb. gibi isimler Türk soyundan
gelen kütlelerin türlü teşkilatlanmalar dolayısıyla aldıkları adlardan
ibarettir. "Türk" de, bilinen manası ile önceleri belirli bir topluluğun
(Aşına ailesi etrafında toplananların) adı iken sonraları
yaygınlaşmıştır.
Gök-Türkler, Çin kaynaklarının açıkça belirttikleri üzere, Asya
Hunlarından iniyorlardı Başbuğ ailesi olan Aşına soyunun bir dişi kurttan
türediğine dair o çağda pek yaygın olduğu anlaşılan rivayetler
Gök-Türklerin erken tarihini efsanelerle karıştırmaktadır. Ancak
kurttan-türeme geleneğinin Asya Hunları arasında da mevcut olması ve kurt
ata'nın Türkleri dar, geçilmez yollardan selamete ulaştırdığı (Bozkurt
Destanı'nın aslı) rivayetinin Hunlarda görülmesi Gök-Türklerin Hunlara
nispetini ortaya koymaktadır. Aşına ailesinin, yalnız bir erkek çocuk
hayatta kalmak üzere, katliama uğramış olduğu rivayeti , Tsü-kü (aslında
Asya Hun devletinde bir unvan) adlı Hun ailesine mensup Meng-sün
tarafından kurulan Kuzey Liang Hun devletinin (yk. bk.) 439'da Tabgaçlar
tarafından yıkılması hadisesine bağlamak mümkündür. Sui-shu (Çin yıllığı,
581-618)'ya göre, bu Hun devletinde idareyi elinde tutan
Tsü-kü(Chü-ch'ü)'ler imha edildiği zaman A-shih-na (Açına) kolu 500
ailelik bir kütle halinde, Kan-su bölgesinden göçerek, Juan-juanlara
sığınmışlardı. Gök-Türklerin nüvesini teşkil ettiği belirtilen ve
Meng-sün'ün oğlu An-çu ve sonra torunu Şu'nun öldürülmesi üzerine önce
Hsi-hai'da iken sonra Altaylar'a nüfuz eden bu kütle, Chü-ch'ü (Tsü-kü)ler
yolu ile de Asya Hunlarına bağlanmaktadır ve hatta, bu kısa göç hareketini
idare eden Aşına soyunun, Güney Hun tanhuları yolu ile Mo-tun'un mensup
olduğu ünlü T'u-ko (Tu-ku) ailesinden gelmesi kuvvetle muhtemeldir . Kurt
ata inancı dolayısıyla Gök-Türk hakanlık belgesi, altından kurt başlı
sancak (tuğ) olmuştur.
[ Geri Dön |
Okunma: 21620İçeriği Yazdır | İçeriği Tavsiye Et ] |