Türk Milleti;Kahraman askerler
büyük devletler ırkı ve milletidir..

Hüseyin Nihal Atsız

 
Türk Tarih Menü
 
Dosyalar
 
 
Reklam
 
 
ŞEBEK
 

Musul bölgesinde günümüze kadar varlığını muhafaza eden önemli bir Türkmen oymağı da Şebeklerdir. Şebek oymağının kökü ve bölgeye ne zaman yerleştiği hakkında kesin bilgilere sahip değiliz. Şebek adının, Tahmasb döneminde 10 bin çadır oldukları bilinen İran Bayatları emirlerinden Şah Bek'ten68 ileri geldiği yolunda yapılan tahminleri, ilmi bakımdan kanıtlamak mümkün görülmüyor.

Batı Türkistan'da Timur oğullarını hükümetten uzaklaştıran Çoçı Ulusu hanlarından Şıban Han evladı, diğer bir deyimle Şıban Özbekleri, 15. yüzyılda Sırderya havzası kıyılarını ve Harizm'i yavaş yavaş Timur oğullarının elinden aldılar. Bunların en gayretlisi ve beceriklisi Şaybak (Şeybek) Han idi. Şebek oymağının, Şaybak veya Şeybek Han'ın torunları olduğuna ihtimal veren görüşü70 doğrulamak için de yeterli belgelere sahip değiliz. Bunun gibi Şebeklerin İran'dan mı, yoksa Anadolu'dan mı bölgeye göçederek yerleştikleri hususunda açıklık yoktur. Şebek oymağı üzerinde araştırma yapanların, bu konuda ikna edici belgeleri ortaya koymadıkları görülüyor. Ancak Şebeklerin, Hacı Bektaş Veli'ye bağlı, dolayısıyla İran'daki tarikatlardan farklı oldukları ve tamamıyle Bektaşi geleneklerini benimsedikleri bilinmektedir. Şebekler hakkında elimizde bulunan en eski belgeler 16. yüzyıla uzanmaktadır. H. 932 (M. 1526) tarihli tapu defterlerinden, Musul bölgesindeki Şebek cemaatinin 15 hane ve 2254 akçe varidata sahip bulunduklarını öğreniyoruz. III. Murad döneminde ise, 173 bennak ve 20 müccerredden ibaret oldukları görülüyor.

Osmanlı arşiv belgelerinde, 19. yüzyıl sonlarına doğru ehl-i sünnet mezhebini kabul eden Sarılı ve Şebek taifesi reislerinin ödüllendirilmesi hakkında, "Meclis-i Vükelâ" görüşmelerine mahsus tutanak olduğu tesbit edilmektedir. 16 Eylül 1892 tarihli tutanakta, itikadını düzeltmiş olan Şebek reislerinden Hasan ve Hüseyin Ağalara, dördüncü rütbeden Mecîdî nişanı verilmesine dair karar alınmıştır. Yine bu tarihlerde İslamiyeti kabul eden Yezîdi ve Şii taifesi ile Şebek köylüleri için mescid ve mektep inşası ile hoca ve müderris tayini söz konusu edilmektedir. 23 Eylül 1892 tarihinde Musul vilayeti, İçişleri ve Eğitim Bakanlıklarına bildirilmesine dair yazılan padişah emrinde, kendi istekleriyle İslamiyeti kabul ettiklerini bildiren Şebeklilere İslam dininin kaidelerini öğretmek maksadıyla, yerleştikleri köylere mescid, mektep, abdesthane, hoca ve kapıcılar için birer oda inşası; çocuklarına İslam'ın şartlarını layıkıyla öğretip, dini terbiye verecek öğretmenler tayin edilmesi bildirilmektedir.

Nüfusları 40-50 bin arasında (1989 tahmini) olan Şebekler, günümüzde Musul'un doğusunda yer alan elliden fazla köyde yaşamaktadırlar. Bu köylerin başlıcaları şunlardır:
Abbasiye, Albek, Arpacı, Babıniyet, Basahre, Ba'şika, Ba'vize, Bazvaya, Baybuğ, Bedene, Bılavât, Besan, Bısatlı, Cilevhan, Çinçi, Deraviş (Dervişler), Gökçeli, Harabasultan, Haznebend, Hıdırilyas, Karakoyun, Karaşor, Karatepe, Karatepe Şebek, Karayatağ, Kadıköy (Kazıye), Keberli, Kehrîz, Körgariban, Minara Şebek, Ömerkayaçı, Yunuspeygamber, Selamiye, Şemsiyyat, Şeyhemir, Şirehan (Şirinhan), Telyara, Tercille, Tezharap, Topzava, Yarımca, Yengi Bısatlı, Zehrahatun.

Bektaşi tarikatına bağlı olan Şebekler, dini törenlerini hep Bektaşi geleneklerine göre düzenlerler. Hacı Bektaş-ı Velî'ye karşı büyük saygı besleyen Şebek topluluğu, Osmanlı Döneminde imparatorluğun birçok bölgesinde faaliyet gösteren Bektaşî tekkelerinde müzikli ayin yaparlardı. O dönemde Musul'un Nebi Cercis mahallesinde faaliyet gösteren Bektaşi Tekkesinin binası, günümüze kadar gelmiştir.Şebeklerin konuştukları dil, Azerî türkçesine yakın bir özellik taşımaktadır. En sevdikleri kitaplar arasında, özellikle "Buyruk" adı ile bilinen 4 ciltlik kitap da, Azeri türkçesinde yazılmıştır. Dini törenlerinde okunan şiirler ise, daha çok Nesîmi, Fuzülî, Hataî ve Sadî gibi, ünlü şair ve düşünürlere aittir. Ayrıca müzik aleti olarak kullanılan bağlama sazı, musiki törenlerinin vazgeçilmez baş enstrümanı sayılır. Günümüzdeki Şebeklerin hepsi Şii değildir. Yukarıda verilen belgeden de anlaşıldığı gibi, Sünni mezhebine geçen Şebek toplulukları olmuştur. Nitekim bugün Gökçeli ve Yarımca Şebeklerinin çoğu Sünni mezhebindendir.






[ Geri Dön |

Okunma: 182

İçeriği Yazdır | İçeriği Tavsiye Et ]

 
     
  Copyright 2004 - 2006 © www.turktarih.net
Site tamamıyla bağımsız olup; hiçbir siyasi kurum ya da kuruluşla ilgisi bulunmamaktadır.
İsmail İpek
turktarih@turktarih.net
 
     
   
     
  This work is licensed under a Creative Commons Attribution-Noncommercial-Share Alike 2.5 License.
BAZI HAKLARI SAKLIDIR: İçerik Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivs 2.5 ile lisanslanmıştır. İçeriğin TurkTarih.Net tarafından üretilmiş kısmı, atıfta bulunularak, ticari çalışmalar haricinde, değiştirilmeden dağıtılabilir ve kullanılabilir. İçeriği forumlarda yada kendi sitenizde kullanırken, alıntının en altında konunun orijinaline link vermeyi unutmayın.
(CC) 2004 TurkTarih.Net
 
     
© turktarih.net-org &

Bu sitenin yapımı ve teknik işleri HTBilgi Bilişim Net Hizmetleri tarafından yapılmaktadır.
Tasarım: Volkan